Türkiye Corona Virüs salgınıyla mücadele ediyor. Şimdilerde çoğumuz kaç kişinin Corona Virüs olduğunu, kaç kişinin öldüğünü konuşuyoruz. Doktor, hemşire, sağlık çalışanı, temizlikçi, yemekçi,simirtci,pastacı,tatlıcı.toptancı ,parekendici, güvenlik görevlisi veselam onlarca insan, bu hastalığın pençesinden geçecek.
Bu virüs salgını öyle ya da böyle bitecek*?
Ama arkasında derin bir çöküntü bırakarak.
En önemlisi de beslenme-gıda konusu olacak.
Köylümüz zaten ekmiyor. Köylü, köyünde boş oturuyor. Görünen o ki, Türkiye’de tarımsal üretim düşecek. Buna göç ettikleri şehirlerden kaçıp gelen oğullar, kardeşler de eklenecek. Çünkü, Corona Virüs sonrası Türkiye, eski Türkiye olmayacak. Türkiye değil, dünya eski dünya olmayacak. Her şeyin rayına oturması zaman alacak.
Köylümüzün kafasını bu işe yatırmak, teşvik etmek gerekiyor.Anlıyacağınız sağa bakarken diğer taraf'tan hata yapmamalı Bunu vilayet mi yapar, Belediyeler mi yapar, Tarım İl Müdürlüğü mü yapar bilemem.
Ama bu ciddi bir sorun. Ekim zamanı geldi, geçiyor. Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri, Kaymakamlarla birlikte çalışma yapmalı. İl Özel İdare kaynakları köylüye aktarılmalı. Tarıma yönelik yatırım yapılmalı.Yapıla bilinse'de gencler köylerine geri gelse.
Öncelikle tarlaların kazılması, ekime hazırlanması, tohum, fide, traktörler için mazot, gerekirse para verilmeli.
Ama mutlaka sebze, bakliyat, patates, soğan ekilmesi gerekir. Yoksa maydanozu beş, pırasayı on beş liradan; o da bulursanız, yersiniz.
Corona Virüsten sonra Dünya eski Dünya, Türkiye eski Türkiye, Çiftcilik eski açaiftcilik olmayacak.
Biz hazır olalım Türkiyem.
“Etme cahille sohbet azdırırsın, silme kıçını seramikle çizdirirsin” demişti atalarımız!
Günün Fıkrası: Ben de yanıldım!
Büyük bir hastanedeki iki doktor, yemekten sonra yürüyüşe çıktıklarında, önlerinde paytak paytak yürüyen yaşlı bir adam ile ilgili aralarında yorum yaparlar. Biri "Adamın kalça çıkığı" var der, diğeri "Hayır, adamın bel fıtığı var" der ve aralarında anlaşamayınca, "Gel adama soralım" derler ve yaşlı adamın yanına giderler.
"Amca, ikimiz de doktoruz. Sana bir şey soracağız" derler. Adam "Buyur evladım" der ve doktor sorar: "Paytak paytak yürüyorsun, sende kalça çıkığı mı var, bel fıtığı mı var?"
Yanıt: "Evlâdım; ikiniz de yanıldınız ve ben de yanıldım…"
Doktor, şaşırarak; "Anlamadım, biz yanıldık tamam da, sen nasıl yanıldın?" diye sorar.
Adam biraz mahcup, cevap verir: "Ben de osurucam sandım ama maalesef zıçtım; onun için böyle yürüyorum."
* * * *
Corona virüsü de işte böyle: Kimde ne var belli değil, yoruma gerek yok, olayı ciddiye al ve evde kal.

YORUMLAR