Batılılaşmayacağız, Araplaşmayacağız, Yozlaşmayacağız" Uygarlaşacağız!


 Türkiye, bulunduğu coğrafi konumu ve Osmanlı Devleti’nden ve daha önceki devletlerinden gelen gelenekleriyle hem çok milletli hem de çok kültürlü bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Bu harmanlaşmış yapının olumlu ve olumsuz yönleri olmakla birlikte, günümüzde çok farklı bir kültür karmaşasıyla karşı karşıyayız. Toplumun bir kısmı “batılılaşma” adı altında benliğini ve kültürünü tamamen kaybederken, diğer kısmı “araplaşma” adı altında toplum gerçekliğinden uzaklaşma yoluna gitmeye başlamaktadır.

 

 Rahmetli Barış Manço: “Ben batılılaşmak değil, uygar olmak istiyorum”

 Rahmetli Barış Manço’nun bir televizyon programında “eğer batılılaşmak istiyorsak” diyen seyirciye “biz batılılaşmak değil, uygar olmak istiyoruz “ demesi aslında birçok şeyi gözler önüne sermişti. Çünkü Türkiye konumu gereği yüzünü, sadece batıya veya doğuya çeviremezdi. Yüzyıllar süren ve zamanla birikerek oluşan “Türk Kültürü” ideasını korumak, kültürel ve inançsal kavramlarımızı bu yönde şekillendirmek üzere yaşamamız gerekiyordu. Çünkü Türkler eskiden beri ne Arap kültürü ne de batı kültürünü tam olarak benimseyebildi. Burada konumuz gelişim değil, müslümanlığı yaşamak için arapça öğrenmek ya da teknolojik olarak gelişmek için yüzünü batıya döndürmek gibi bir durum değil. Yüzyıllardır gelen gelenek görenekleri ve oluşan kültürü geliştirerek devam etmek. Yoksa kimse kimseye batıdan teknoloji alma ya da Arapça öğrenme diyemez. Burada anlatılmak istenen zaten kültürün korunmasıdır. “Uygarlaşma” tanımının içinde zaten ayrışma kavramı söz konusu bile olamaz. Dışarıdan alınan birikimlerle gelişmiş bir kültür yapısı oluşturmak değil, kendi var olan kültürünü en üst seviyeye çıkarmaktır uygarlık.