Değerli Okurlar; Hayat uzun bir yokuş!
Tecrübelerimize göre Yokuşun inişi ise herkese göre farklı! Ya aniden iniş, ya inişli çıkışlı, ya uzun süre sırt üstü sürünerek! Çıkışın sonunda iniş muhakkak; takdir! Son noktanın ne zaman geleceği konusunda net bir bilgi olmasa da görünen köy kılavuz istemiyor; son belli!
Gerisi; takdir, mukadderat, kader!
Tutunmaya çalıştığımız ve her an kopabilecek bir daldan asılmışız. Zaman kısıtlı ve çok işlerimiz var! Çalışmak için durmadan çalışıyoruz, biriktirmek için durmadan korkunç bir hırsla çabalıyoruz! Hesap yapıyoruz, hesaplar yapıyoruz, Allah’ın da bir hesabı olduğunu duyuyor, görüyor gene de vazgeçmiyoruz. Muhakkak ki Allah hesabında yanılmıyor!
Biz yanılabileceğimizi unutuyoruz.
Düşünüyorum da, Hayatı ne kadar da kötü kullanıyoruz. Aslında geriye kısa bir süre için bir ad, bir hatıra veya bir tat bırakacağız!
Onuruyla yaşamak, itibariyle anılmak hedefi koymak yerine başka neleri hedefleyebiliriz ki?
Arkadan ne nazik ne itibarlı bir insandı yerine insanların edeplerinden susarak bir iyiliğe şahitlik etmemesi ne kötü bir durum.
Karşısındakini aptal sanmak, yalana, oyunlara başvurmak ne kötü bir karakter!
Biz aslında oyunlar oynarken kim bilebilir ki felek bize ne oyunlar hazırlıyor!
Ne tuzaklar var bu üç günlük hayatta! Şöyle bir hep beraber düşünelim:
Bir nezaketin, bir vefanın, bir üst karakterin ve geniş anlamlı bir sevginin açamayacağı bir kapı, fethedemeyeceği bir gönül var mıdır?Aptal sanılan kişi sadece size fedakarlık yapmıştır.
Siz Siz olun yapılanı ihmal etmeyin derim.
Biraz okumak, biraz aydınlanmak, biraz bilgi bize ancak bu güzellikleri sunabilir!
Cahilce geçen bir hayat ne fena bir hayat! Sanat belki de güzellikleri insana aşılamak için icat edilmiş! Belki de sanat aslında hayatı onurlu ve itibarlı tamamlamak!
İnsanlardan öğüt alamıyorsak; doğaya bakmak lazım!
Doğada; yaban dediğimiz hayvanların ve bitkilerin hayatlarında göremediğimiz ne kadar onurlu ibretler vardır; kim bilir?
Değerli Dostlar ; Gördüğümüz İzlediğimiz kadar o bitkiler ve hayvanlar çocuklarının, eşlerinin, komşularının, birbirlerinin yüzlerine tükürmüyor, gıybetini etmiyor, taciz, tecavüz etmiyor, terk etmiyor, rahatsız etmiyorlar ve asla yalan söylemiyorlar!
En azından bir Çünkülü mazeretleri var! Çünkü bilgi ister! Ne mutlu bilgiyi rehber kılanlara..
Mazeret yerine gercekci olmak gerek.Saygılarım la Degerli Okurlarım.