[İklim Masası] COP29 kararları zayıf: "Jeopolitik gelişmeler iklim eylemini yavaşlatıyor"

Bakü'de düzenlenen COP29'da 2035'e kadar yıllık 300 milyar dolarlık yeni finansman hedefi belirlendi ve piyasa mekanizmalarının kuralları hakkında anlaşmaya varıldı. Yeni finansman hedefinin oldukça düşük olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre bu durum, iklim değişikliğini önceliklendirmeyi zorlaştıran olumsuz jeopolitik koşullar ile yakından ilgili. Bu durumdan en fazla zarar görenler ise küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkeler olacak. COP29'un bir diğer önemli sonucu olan piyasa mekanizma

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen İklim Zirvesi’nde (tam adıyla 29. Taraflar Konferansı ya da COP 29) yeni iklim finansmanı hedefi belirlendi ve karbon ticaretine imkan sağlayacak piyasa mekanizmalarının kuralları üzerinde anlaşmaya varıldı.

Gelişmekte olan ülkeler grubu G77’nin yılda 1,3 trilyon dolarlık finansman talebine karşın gelişmiş ülkeler, 2035 yılına kadar yılda 300 milyar dolar sağlamaya ‘önderlik etme’ taahhüdünde bulundular. Buna karşın 1,3 trilyon dolar hedefinin metinde bir vizyon olarak yer alması, bir başarı olarak duyuruldu.

Max Planck İnovasyon ve Rekabet Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Dr. Ezgi Ediboğlu, jeopolitik gelişmeler dolayısıyla bir trilyon dolar hedefini gerçekçi bulmayanlar için dahi 300 milyar doların oldukça düşük bir miktar olduğuna dikkat çekti. Enflasyon da dikkate alındığında yeni hedefin, 10 yıl önce verilen yılda 100 milyar dolarlık hedefe çok yakın olduğunu vurgulayan Ediboğlu, karar metninde 1,3 trilyon dolar çağrısı yapılmasının ise pratikte herhangi bir etkisi olmayacağını belirtti.

Finansman hedefinin düşük olmasının jeopolitik koşullarla ve gelişmekte olan devletler ile gelişmiş devletler arasındaki farkın kapandığı bir süreçte olmamızla ilgili olduğunu savunan Ediboğlu, bu durumdan küçük ada devletlerinin ve en az gelişmiş ülkelerin zarar göreceğini ekledi. ‘Böyle dönemlerde çevreyi önceliklendirmek de zorlaşıyor,’ diyen Ediboğlu’na göre gelişmekte olan devletlerin 300 milyar doları kabul etme nedenleri de bu belirsizlik.

Ediboğlu, COP29’un bir diğer önemli sonucu olan piyasa mekanizmaları hakkında ise net bir değerlendirme yapmanın zorluğuna işaret etti. Devletlerin birbirleriyle işbirliği yapmak için bir mekanizmaya ihtiyacı olsa da, bu sistemin manipüle edilmeyecek ve emisyonlarda artışa sebep olmayacak şekilde tasarlanması büyük önem taşıyor. Ne var ki COP29’da belirlenen kurallar, bunun için yeterli olmayabilir. Ediboğlu, ‘bu şartlarda piyasa mekanizmaları birçok devlet için bir para kazanma aracına dönüşebilir,’ diyor.

Max Planck İnovasyon ve Rekabet Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Dr. Ezgi Ediboğlu’nun COP29’a dair değerlendirmelerini aşağıda paylaşıyoruz:

Çok düşük bir hedef üzerinde anlaşıldı

COP29’un iki önemli gündem maddesi vardı. Bunlardan ilki ve en önemlisi, yeni toplu sayısallaştırılmış hedefin belirlenmesiydi. Buna kısaca yeni finansman hedefi diyebiliriz. İkincisi ise piyasa mekanizmaları konusunda bir anlaşmaya varılmasıydı.