CHP Lideri Özel: Bakan Deprem Bölgesinde '5 Bin liraya Kiralık Ev Var' Diyor; Kaç Tane Varsa Biz Kiralayıp Dağıtacağız

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yılında deprem bölgesine gerçekleştirdiği ziyaretlere Osmaniye'den başladı. Partisinin Osmaniye İl Başkanlığı'nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, 'Benim güzel memleketim, ikinci memleketim, Manisa ile birlikte öz memleketim, canım Osmaniye. Hepiniz hoş geldiniz. Ben her Osmaniye'ye geldiğimde sizleri biraz daha kalabalık, biraz daha coşkulu, yarınlardan biraz daha umutlu ve derdini, tasasını, sıkıntısını

“TARİHİMİZİN EN ACI GÜNLERİNDEN BİRİNE UYANDIK”

“6 Şubat 2023 tarihi, Türkiye tarihinin en acılı günlerinden birine uyandığımız ve toplamda resmi rakamlara göre 53 bin 537 kayıp verdiğimiz, 107 binin üzerinde vatandaşımızın yaralandığı, hepimizin yüreğine en büyük ateşin düştüğü gündür. O gün Osmaniye’de de resmi rakamlara göre 993 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 bin 606 vatandaşımız yaralandı. Ben o gün hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve siz tüm Osmaniyeli hemşerilerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Tabii yer Osmaniye olunca burada son yıllarda ve bugünlerde hayatını kaybeden geçmiş iki il başkanımızı anmak isterim. Biri depremin hemen ardından çektiği amansız hastalıktan 10 Şubat 2023 günü kaybettiğimiz Kemal Tabak Başkanım. Kendisi ilk milletvekili olduğumda burada il başkanımızdı. Milletvekilimiz yoktu. Buraya fahri milletvekili olarak görevlendirilmiştim. Kemal Tabak Başkanımla birlikte dört yıl boyunca aralıksız, sonraki yıllarda da çok sık çalıştık. Ben 2011 ve 2015 arasında ayda bir ya da iki gece Osmaniye’de kalır, iki - üç gün burada çalışıp yokken kayıplarımız olmuşsa o bir ayda taziyesine gider, düğünler olduysa tebriğine gider, esnafı gezer ve buranın bir milletvekili gibi çalışırdım. Öğretmenevinde kalırdım. Bana o süreçte bir abi olarak çok ev sahipliği yaptı. Biz de onunla birlikte o hukukumuzu ömrümüz boyunca sürdürdük. Depremin acısının üstüne Kemal Başkan’ı kaybetmiştik. Onu rahmetle anıyorum. Ayrıca yine yerel seçim sürecinde il başkanımızken bir şehit cenazesinde cenaze aracının peşinden yürürken geçirdiği kalp kriziyle kaybettiğimiz Mehmet Döğüşçü Başkanımı, kardeşimi rahmetle ve minnetle anıyorum. Osmaniye’de hem partimizden, hem hangi partiden olursa olsun tüm yitirdiklerimize bir kez daha Allah’tan gani gani rahmet diliyorum.”

“21 YILLIK ARALIKSIZ İKTİDARLARINDA YAŞADIK”

“Depremin üçüncü yıl dönümünde buraya Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden Bakanlarımızla ve Merkez Yönetim Kurulu üyemiz, Genel Başkan Yardımcılarımızla birlikte geldik. Hep beraber hem Osmaniye’nin, hem tüm deprem bölgesinin sorunlarını bir kez daha yerinde görmek, söylemek, eksiklikleri dile getirmek ve kendi yapacaklarımızı söylemek üzere buradayız. 6 Şubat’ı, o büyük acıyı andık. Hatırlayalım; nasıl bir süreçte 6 Şubat 2023 depremine yakalanmıştık? Biz bu felakete aslında öyle daha yeni iktidara gelmiş, ne yapacağını bilemeyen, kötü konut stokunu kucağında bulmuş, kaynağı ve imkanı olmayan bir hükümetle yakalanmadık. Öyle olsaydı bazı şeylerin mazereti olurdu. Ama o günkü hükümet 21 yıldır iktidardaydı. O günkü hükümet 21 yıldır Cumhuriyet tarihinde kimselere nasip olmayacak şekilde aralıksız, tek başına, yani mazeretsiz olarak iktidardaydı. O günkü hükümet 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış bir hükümetti. Bakın ‘milyon dolar’ demiyorum, ‘milyar dolar’ demiyorum. Duymadığınız bir parayı söylüyorum. 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış. 21 yılda sadece 40 milyar dolar deprem vergisi toplamış. Yine övüne övüne bitiremedikleri dirençsiz, zayıf yapıların yasal hale getirildiği 8 ayrı imar affından 26 milyar lira daha toplamış. Yani depreme harcayacak para toplanmış, gelmiş, hesaplara yatmış. Ama 21 yıl boyunca deprem için hiçbir hazırlık yapılmamış. O mazeretsiz hükümetin asla kabul edilemeyecek şekilde depreme Osmaniye’yi de 10 güzel şehrimizi de hazırlıksız yakalattığını, üstüne düşeni yapmadığını söyleyince kimse kusura bakmasın.”

“ORDU ÇIKARSA DARBE YAPAR DİYE KORKTULAR”

“Peki tüm bu imkanlara rağmen felaket yaşanınca ne oldu? Hep birlikte yaşadık. Osmaniye de yaşadı ama bilhassa Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay bu anlatacağım güçlükleri en felaket bir şekilde yaşadı. Enkazlara günlerce ulaşılamadı. Çünkü enkaz sayısı o bölgede çoktu. İnsanlar enkaz altındaydı, ‘Sesimi duyan var mı?’ diye seslendiler. Duyuldu ama o enkazlara ulaşılamadı. Depremin büyüklüğü düşünüldüğünde bir mazeret olabilirdi. Eğer şanlı Türk ordusu üç gün boyunca kışlasında haber bekleyip de ona talimat vermeyen hükümet olmasaydı, ilk günden ‘Ordu çıkın bakalım’ denseydi yine de yetişilmeydi o zaman mazeret olurdu. Şanlı ordu üç gün sonra kışladan çıkarıldı. Neden? Aklı evvel bir danışman Saray’da demiş ki ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur.’ 21 yıldır iktidarda olacaksın, tarihin en büyük depremi ile karşılaşacaksın, ordu elinde, kamyonuyla, topuyla, kazmasıyla, yiğit evlatlarıyla hazır olacak. Sen çıkarlarsa darbe yaparlar diye korkacaksın. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Öyle acılar yaşadık ki o acı unutulmaz. Depremde evi yıkılmış, elindeki cep telefonunun şarjı bitti, bitecek. O cep telefonuyla hayata tutunan depremzedenin cep telefonuna IBAN attılar. ‘Devletimize, milletimize yardım etmek istiyorsan depremde şu numaraya para yolla’ diye enkaz altındakilere IBAN atıldığı günleri gördük. Millet sokaktaydı. Soğuk vardı, yağmur vardı, çamur vardı. Çadır yoktu. Kızılay’ın çadır sattığını gördük. O yüzden bu iktidar depremin öncesinden tüm kaynaklara rağmen hazırlıkları yapmayan, deprem sırasında üç gün boyunca üstüne düşeni yapmayan, depremden sonra da iyileştirme faaliyetlerini yapmayan biri iktidardır.”

“DEPREM BÖLGESİ UYUMADAN UYUMADIK”

“Ben deprem depremi duyduğu anda grup başkanvekili olarak 120 milletvekiline bir gün içinde şimdi kapatılan Adana’nın eski havalimanına çağrı yapan… Çünkü o gün Hatay’ın, Kahramanmaraş’ın ve Malatya’nın pistleri tahrip olmuştu. Uçakla iniyordu. Adana Havalimanı’na 120 milletvekilini toplayan, onları illere göre paylayan, onları depremin üzerinden 12 saat geçtikten itibaren bütün bölgeye dağıtan, ilk akşam da deprem bölgesine gelen, deprem bölgesi uyumadan uyumayan, onlar su içmeden su içmeyen, çorbasına kavuşmadan çorbasına kavuşmayan ve 45 gün boyunca deprem bölgesinde kalan bir kardeşinizim. Biz depremden siyaset çıkarmadık. Bütün belediyelerimizi teker teker illerimizle ilişkilendirmek. Bugün Silivri cezaevinde olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, depremin ertesi günü Hatay’daydı. İBB’nin bütün imkanlarını seferber etmek üzere oradaydı. Sayın Mansur Yavaş, depremin ertesi günü Kahramanmaraş’taydı ve bütün süreç boyunca oradaydı. Burada gördüğünüz Antalya’nın belediye başkanı ki burada değil, vekili burada ve kendisi Antalya cezaevinde, Eskişehir’in o dönemdeki Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile şimdiki Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce burada ve deprem sırasında Osmaniye’den sorumluydu. Bunları hiç konuşmadık, hiç söylemedik. Ne zamana kadar? Tayyip Erdoğan çıkıp bize ‘Siz deprem bölgesinde yoktunuz. Enkaz sırasında yoktunuz. Devamında yoktunuz. Bir işin ucundan tutmadınız’ diyene kadar.”

“ERDOĞAN 38 KEZ, ÖZEL 49 KEZ GELMİŞ”

“Osmaniye’den açıklıyorum. Geçtiğimiz günlerde, ‘Depremden sonra neredeydin Özgür efendi?’ dedi bana. Dedim ki arkadaşlara, ‘Dönün bakın. Deprem bölgesinde Erdoğan kaç kere gitti? Özgür Özel kaç kere gitti?’ Buradan, saat 11.10, haftanın ilk mesai gününde, Osmaniye’den açıklıyorum. Her danışmanın saymasına açıktır. Anadolu Ajansı ortadadır, sosyal medya ortadadır. Bana, ‘Depremden sonra neredeydin?’ diyen Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise 26’sı o günkü görevi olan Grup Başkanvekili olarak, 23’ü de Genel Başkan olduktan sonra toplam 49 kez gitmiş. Aha bugün 50’ncidir. Değerli Osmaniyeliler, Sayın Erdoğan ‘İki kere iki dört eder’ dese dönüp kerrat cetvelini kontrol edin. Bir tahrifat yapmış olabilir. Ne zaman bir iddiada bulunsa, dönüp kontrol ederim. Saydırdık, 38 kez devletin bütün imkanlarıyla, 13 tane uçak var. Bütün helikopterler emrinde. Almanların yaptırdığı dünyanın en değerli 10 makam aracından ikisi bunda. Her imkanı emrinde, jandarma emrinde, polis emrinde ve o imkanlarla deprem bölgesine 38 kez üç senede gelen Erdoğan, Özgür Özel‘e ‘Sen neredeydin?’ diyor. Aha 50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın. Benim görevim, millet adına denetlemek. Benim görevim, millet adına söylemek, uyarmak. Yapabildiğini yapmak, yaptırabilmek. Senin görevin depreme hazırlamaktı. Senin görevin enkazı kaldırmaktı. Senin görevin orduyu harekete geçirmekti. Sen bu görevleri yapmadın.”